Dünya kadınları İzmir de buluşacak

YARIN 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

Biz kadınlara çiçekler verilecek, erkekler önce günümüzü kutlayacak, sonra da “bir de kadın hakları yok diyorsunuz, biz erkeklerin sizin gibi özel bir günü bile yok” diye dalga geçecekler. Yani 8 Mart Kadınlar Günü, yine “mış gibi yaparak” geçip gidecek. Kenar mahallelerde, köylerde yaşayan birçok kadın, onlara atfedilen bir gün olduğunu bile öğrenemeden...

Bunun değişmesi, kadınların haklarına sahip çıkmaları, bu konuda mücadele etmeleri için çalışmalar yapan kişiler ve kuruluşlar da var elbette. İşte onlardan biri kadının özellikle siyasetteki varlığını desteklemeye yönelik çalışan KA-DER. İzmir KA-DER Başkanı Doç. Dr. Meltem Onay ile kadın ve siyaset üzerine sohbet ettik.
Bu arada, herşeye rağmen Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun...

» KA-DER’le ilgili bilgi verir misiniz?
» Türkiye’de seçimle ve atamayla gelinen tüm karar organlarında, kadınların temsil oranını artırmayı hedefleyen KA-DER, 1997’de İstanbul’da kuruldu. Şu an Türkiye genelinde 7 şube, 6 temsilcilik ve 3 girişim grubumuz var.
» Tamamen kadınlara yönelik çalışmalar mı yapıyorsunuz?
» Diğer sivil toplum örgütlerinden farkımız “siyasetle” ilgilenmemiz. Kadınların gerek siyasette, gerekse karar verme mekanizmalarında yeterli sayıda temsil edilmediğini, bunun da bir demokrasi sorunu olduğunu düşünüyoruz. Dünyada kadınlar haklarını kendileri aldılar, bu nedenle sivil toplum örgütleri ciddi bir baskı aracı. Ancak ne yazık ki ülkemizde çok etkili olamıyorlar. Bu bilinç zamanla belki olacak, ama geç kalmamayı ümit ediyorum.

Siyasete sadece kadınlar değil erkekler de ilgisiz

» Sizce, kadınlar neden siyasete, aktif politikaya katılamıyorlar, önlerinde nasıl bir engel var?
» Aslında Türkiye’de sadece kadınlar değil, erkekler de siyasete katılamıyor ya da ilgilenmiyorlar. Ben akademisyen olarak uzun yıllar kadın çalışmaları yaptım. “Fırsat eşitliği yerine, fırsat önceliği ve toplumsal adalet açısından yeniden adalet” isimli araştırmamda kadınların siyasete ilgisiz kalmasının nedenlerini tespit ederken tarihi de inceledik.
» İlgisizliğimizin nedeni ne sizce?
» 35 milyon kişiyle yapılan Türkiye değerler araştırması sonuçlarına göre yüzde 13’ünün siyasetle ilgilendiğini, yüzde 46’sının bir miktar, yüzde 23’ünün ise hiç ilgilenmediği tespit edilmiş. Aynı araştırmada bu kişilerin eşleri ve dostlarıyla bir araya geldiklerinde bile artık siyasetle ilgili konuşmadıkları, konuşma yapanların yüzde 21’inin erkek, yüzde 9,7’sinin kadın olduğu tespit edilmiş. Bu veriler kadınların siyasete ilgisiz kalmalarının pek çok nedene bağlı olduğunu gösteriyor.

Cinsiyet uçurumu sıralamasında 134 ülke arasında 129. olduk
» Dünyada kadın çalışmalarında bizim yerimiz nerelerde?
» Bu yıl Davos’ta açıklanan “cinsiyet uçurumu” raporunda, Türkiye 134 ülke arasında 129’ncu sırada yer almış. Kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasal konumlarını güçlendirmek için her alanda aslında yoğun çalışmalara ihtiyaç var. Sadece siyasette değil. Siyasette “kadın kotası” uygulayan Fransa, şu günlerde büyük şirketlerin yönetim kurullarında da yüzde 40 kadın kotası öneren tasarıyı parlamentodan geçirdi. Norveç ve İspanya’da kadın yöneticilerin önünü açmak için kota uygulayan iki ülke. Geçtiğimiz sene içerisinde biz de İzmir Kalite Derneği ile böyle bir anlaşmaya imza attık.
» Nasıl bir anlaşma yapacaksınız?
» Kal-Der ile “Yönetim Kadının da Hakkıdır” isimli sekiz maddelik bildirgeye göre, şirket ve kurumlar yönetimde önlem alacaklarını beyan ettiler. Yani, kadın haklarına yönelik yasalar için mücadele eden örgütlerin yanında bundan sonra Kal-Der bildirgesine imza atan 50 şirket daha olacak.
» Sizce şirketler bu konuya nasıl yaklaşacak?
» Japonya’da otomobil sektöründeki kadın sayısını 5 katına çıkartan dünyanın önde gelen CEO’ların biri Carlos Chosn “Stratejik karar aldık, hedef koyduk ve uyguladık. Ancak önce şirkete kadının çalışma hayatında neden önemli olduğunu anlattık” demiş. Ben de, kadının gerek siyasette gerekse karar verme mekanizmalarında neden önemli olduğunu anlayan her kişi ve kurumun başarıyı göğüsleyeceğine inanıyorum.

Kadınların siyasette yolunu açmak için çalışıyoruz

» KA-DER başkanı olarak gelecekte derneğinizle ilgili hedefleriniz neler?
» KA-DER’e 2000 yılında ilk kadın araştırmalarıma başladığım yıl üye oldum. Başlarda akademisyen olduğumdan önceliğim üniversite idi, yeteri kadar dernek faaliyetleriyle ilgilenemedim. Eleştirdiğim konular vardı, dernek başkanı olmaya karar verdim. Kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında olmaları için gereken tüm çalışmaları yapmak ve İzmir’de bir “Kadın hareketi” başlatmayı hedefliyorum.
» Bu konuda neler yapıyorsunuz?
» Japonların KAİZEN anlayışları gibi küçük adımlarla ilerleyip büyük hedefe ulaşmayı planlıyoruz. KA-DER içinde, eğitim çalışmalarına hız verdik, çok önemsediğimiz üniversiteli gençleri siyasete özendirmeye çalışıyoruz. Siyasi partilerde, kadın kollarında aktif siyaset yapan kadınları “kadın hareketi” ve “kota” konusunda bilgilendirmeye çalışıyoruz. Hukukçu arkadaşlarımız “seçim sistemlerinde” ve “parti tüzüklerinde” ne gibi değişiklikler yapılırsa, kadınların siyasete girebilmelerinin yolu açılabilir sorularına yanıt arıyor.

Parlamentosunda kadınların çoğunlukta olduğu tek ülke Ruanda

» Mevcut siyasi parti sistemi kadınların bu sistemde yaşamasına izin veriyormu?
» Ne yazık ki sistem, kadının siyasette bulunmasını zorlaştırıyor. Demokrasinin gelişmesi için seçim barajının yüzde 5’e indirilmesi, kadınların eşit temsilinin siyasi partiler ve seçim kanununa girmesi için çalışmaya odaklandık. TBMM bize destek olacak çok sayıda kadın milletvekili var. 2012 yılında, hatta erken seçime gidilirse 2011’de gerçekleşecek bir genel seçim var. KA-DER olarak bu seçimde, kadın milletvekili oranını iki katına çıkartmayı hedefledik. Bu sadece isteklerimizle değil, siyasi partilerin Genel Başkanları, seçim sistemini değiştirmekle sorumlu olan kişiler, siyasette olmaya kararlı, özgüveni yüksek, mücadele etmekten vazgeçmeyen kadın adaylarımızla gerçekleşebilir. Bu da ancak ve ancak kota dediğimiz uygulamanın gerek siyasette, gerekse karar verme mekanizmalarında uygulanması ile mümkün. - Kota politikalarının önemi nedir?
» Bugün dünya genelinde kadınların parlamentoda çoğunlukta oldukları tek ülke Ruanda. 80 kişilik mecliste 45 sandalyeyi kadınlar kazandı. Ruanda’da anayasanın 4’üncü maddesinde; “Hukuk devletinin çoğulcu demokratik hükümetinin kurulması, tüm Ruandalılar’ın eşitliği, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların karar verme mekanizmalarında en az yüzde 30 oranında temsil edilmesi” ifadesi yer alıyor. Durum böyle olunca, isterseniz kadınsız siyaset yapın. Kanunlar zaten kadını koruyor ve öncelik tanıyor.

Konuşma sırası bende

Dünya Kadınlar Günü artık bir gün ile sınırlı değil, tüm hafta etkinlikler yapılıyor. Bunlardan birinde ben de konuşmacı olacağım. 12 Mart Cuma günü saat 11.00’de CHP eski milletvekili Türkan Miçooğulları ve ben,
Güzelbahçe Belediyesi’-nin düzenlediği “Kadın
ve Hayat” panelinde
konuşma yapacağız. Haydi siz de gelin..

Ben feminist değil hümanistim

» 5 Aralık Kadınlara seçme ve seçilme günü nedeniyle, Alsancak’ta eylem yapmıştınız değil mi?
» Evet, özel bir gösteriydi. Üzerimizde KA-DER tişörtleri, ellerimizde pankartlar, KA-DER’in marşı ağızlarımızda Alsancak’ta eylem yaptık. Hatta o gün, üniversitedeki öğrencilerim beni görüp, işte “Feminist Hocamız” demişler. Aslında asla feminist olmadım, kendim için “Hümanist” tanımını kullanmayı daha çok seviyorum.
» 8 Mart Kadınlar Günü için de büyük bir etkinlik gerçekleştirdiniz...
» Goethe Enstitüsü’nde çalışan üyemiz Serpil Hanım ile dünya kadınlarını İzmir’de buluşturmak amacıyla “1. Uluslararası Kadın Festivali”ni düzenledik. Almanya’dan gelen siyasetçiler, sanatçılar, sivil toplum örgütü başkanları, yine aynı alanda faaliyet gösteren meslektaşlarıyla buluştu. 8 Mart günü milli kıyafetleriyle bizlerle yürüyecek kadınlarımız var. İnanıyorum ki, bu ilk olacak ve gelecek seneler içerisinde İzmir, dünya kadınlarının bir araya geldiği özel bir güne, ev sahipliği yapacak.

Egeli kadınlara siyasetin önemini TV’den anlatıyoruz

» Geçen yıl Avrupa Birliği Projesi olarak, göç ile İzmir’e gelen kadınlara vatandaşlık eğitimleri vermiştiniz. Bunu anlatır mısınız?
» Kadınların eğitiminin öncelikli bir konu olduğunu düşünüyoruz. Bu proje ile 85 kadına ulaşıp bilgilendirdik. Bu bile konu hakkında deneyim kazanmamıza yardımcı oldu. Kalite Derneği (KalDer) ile bir Avrupa Birliği projesine başlamayı düşünüyoruz.
» Televizyon programı yapmaya başladınız. Yine kadınları mı hedefliyorsunuz?
» Herkese ulaşmayı hedefliyoruz. Ege TV kapılarını bana ve KA-DER’e açtı. Her ayın son perşembe günü 17.30’da “Kadının siyasetteki önemi ve yeri” ni anlatacağız. Ege bölgesindeki her şehirde kadın ve erkeklerin demokrasi, eşitlik, ülkenin geleceği adına, siyasette kadının daha aktif olması için birleşeceklerine inanıyorum.

Orjinal : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14031486.asp