Dergi Yazıları

HAYAL ETMENİN GÜCÜ

Bir söz vardır, hepimiz bunu çok sık tekrarlarız. Hani deriz ya: “Kırk kez tekrarlarsan, isteğin gerçekleşirmiş” diye…

Bir söz vardır, hepimiz bunu çok sık tekrarlarız. Hani deriz ya: “Kırk kez tekrarlarsan, isteğin gerçekleşirmiş” diye… Ben de şu günlerde işte bu anın tadını çıkarıyorum. Onaltı yaşındaydım bu dileğimi söylediğimde, aradan biliyorum ki çok uzun zaman geçti, çünkü şimdi 48 yaşındayım, bu nice geçen süre içinde bir gün olsun aklımdan çıkarmamıştım bu dileğimi, ne olursa olsun yapacağım demiştim, Tanrı belki benden emin olamamıştı, “acaba Meltem bunu gerçekten mi istiyor” diyerek beklemişti, bekletmişti. Ama sonunda bakmıştı ki, halen aynı isteği tekrarlayıp duruyor, beni sevindirmeye karar vermişti, geç de olsa… Gerçi bunu da bilmiyorum ki, zaman denilen bu kavram kime göre geç kime göre erken..

DOST OLMANIN GETİRDİKLERİ

Bu sene okuldaki odamdan çıktığımda, önümde “yeşil bir çarşafın” yürüyerek geçtiğini gördüm, bir an bu kişinin kim olduğunu anlayamadım. Tam o sırada karşı kapımdan çıkan bir başka öğretim üyesine dönerek bu kişinin kim olduğunu sordum. O’da sanki benim de tanımam gerektiğini düşünerek: “Büşra” dedi. Ben de gayri ihtiyari ona seslendim. Kız geri dönüp bana baktığında, oldukça koyu renkli teniyle, yeşil çarşafının içinden bana sevgiyle baktı ve gülümsedi. Büşra, Somali’den gelen Najma’ydı aslında. Bu sene ülkemize yeni gelmişti, ilk sene Türkçe öğrenmişti Tömer’de, şimdi Türkçe’yi çok güzel konuşuyordu. Büşra’nın yanından ayrıldıktan sonra derse girdim. Birden kendimi farklı bir ülkeye gelmiş gibi hissettim. Çünkü sınıfımda Kırgızistan, Türkmenistan, Bosna-Hersek’ten gelen öğrencilerim vardı. Hepsi ülkemize yeni gelmiş pırıl pırıl gençlerdi bunlar. Geçtiğimiz sene Amerika’da İllinois Üniversitesi’nde gördüğüm bir ortam vardı şu anda üniversitemizde. Ugandalı, Orta Afrikalı, Rus, Gürcistan, Fas’tan gelen öğrencilerin de olduğunu duymuştum farklı bölümlerde, onlarla tanışmak için can atmaya başlamıştım bile.

AŞK KAPIYI KAÇ DEFA ÇALAR?

Geçtiğimiz günler içerisinde bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Bazı yazılarımda “aşk”dan bahsettiğimi söyledi.

Ancak şimdiye kadar bu konuda hiçbir “hikaye” yazmadığımı ve belki de bunun benim için güzel bir deneyim olabileceğini belirtti. İlk önce düşündüm, evet “aşk” bana göre çok kutsal ve yaşanması gereken bir duyguydu insan yaşamında, ama nasıl bir yazı yazılırdı ki, ilk önce bilemedim.