Gazete Yazıları

Ben, Bir KOBİ’yim ve Büyümek İstiyorum?

Bizim üniversitemizde bu sene özellikle Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencilerimize yönelik bir laboratuvarın ilk temellerini attık. “Pazar Araştırması Laboratuvarı” her halde bir öğrencinin dört yıl okuyacağı bir bölüm içinde, kendini geliştirme imkanı sağlayabileceği en aktif uygulamanın yapıldığı bir ortam… Bütün öğrenciler her zaman şikayetçidir eğitim alırlarken, derler ki; teori var ama pratik yok.

Kocaman Bir Sıfır

Bugün sizlere, kahramanı kadın ya da erkek fark etmeyen metaforik bir hikaye anlatmak istiyorum. İnanıyorum ki, hepinizin çok hoşuna gidecek. Kahramanımız her kim ise, yıllar öncesinden belki çocukluğundan itibaren hep bir hayal kurarmış. Bu hayalin de örnek bu ya hep Roma’ya gitmek varmış. Gel zaman git zaman, bu hayaline kavuşmuş. Valizini hazırlamış, yolculuk için artık her şey hazırmış. Uçağa binmiş. O kadar heyecanlıymış ki, yerinde duramıyormuş.Roma’da nerelere gideceğini, ne yiyeceğini, yani aklınıza gelebilecek bütün planları kahramanımız kafasında kurmuş.

Doğunun Bilmediğim Gerçekleri

Oldukça karışık bir dönemde, doğu illerimizi ziyaret etme kararı almıştım aylar öncesinden.. Mardin,Midyat ve Diyarbakır’ı kapsayan üç günlük bir gezi programıydı kafamdaki.. Geçtiğimiz sene içinde karar vermiştim ancak bir türlü fırsat bulup da gerçekleştirememiştim. Geçen hafta Perşembe günü sabah saatinde Diyarbakır’a giderken, göreceğim, yaşayacağım olayların neler olacağını merakla bekliyordum. Her şeyden önce, dönüşte burada yaşamış olduğum her anıyı anlatacak olmak bile beni heyecanlandırıyordu.

Otizmi Anlamak:Bir Ailenin Sonsuz Mutluluğu

Bir kadın ile erkeğin en mutlu oldukları an her halde, ilk bebeklerini dünyaya getireceklerini öğrendikleri zamandır. Anne olmak öyle bir duygudur ki, çocuğunuz anne karnına düştüğü andan itibaren, sevgisini de içinde hissetmeye başlarsınız. Dokuz ay gibi uzun bir sürecin bir an önce bitmesini ve onu kollarınıza almayı beklersiniz.

Çevrenizdeki Kadın Liderlerin Farkındamısınız

1998 yılında doçent olabilmem için bir tez yazmam gerekiyordu. İlgimi çeken, orijinal bir konu seçersem, bu çalışmayı daha zevkle yapacağımdan emindim. Ama bir türlü arzu ettiğim bir başlığı bulamamıştım o günlerde. Türkiye’nin ilk kadın valisi olan Dr. Lale Aytaman’ın Muğla’da bulunduğu yıllar içerisinde arkadaş olma fırsatını bulmuştum. Belki de yaşamımda derin değişiklikler yaşamamda onun çok büyük rolü olduğunu düşünüyorum.. Bir gün kendisi ile sohbet ederken, yazmak istediğim tezden kendisine bahsetmiştim. Ne konuda çalışacağımı bilmediğimi söyleyince de, bana dönerek: “sen,bir ilki yaşadın, bu ilklerin hayatlarını yazsana” demişti.