Çevrenizdeki Kadın Liderlerin Farkındamısınız

1998 yılında doçent olabilmem için bir tez yazmam gerekiyordu. İlgimi çeken, orijinal bir konu seçersem, bu çalışmayı daha zevkle yapacağımdan emindim. Ama bir türlü arzu ettiğim bir başlığı bulamamıştım o günlerde. Türkiye’nin ilk kadın valisi olan Dr. Lale Aytaman’ın Muğla’da bulunduğu yıllar içerisinde arkadaş olma fırsatını bulmuştum. Belki de yaşamımda derin değişiklikler yaşamamda onun çok büyük rolü olduğunu düşünüyorum.. Bir gün kendisi ile sohbet ederken, yazmak istediğim tezden kendisine bahsetmiştim. Ne konuda çalışacağımı bilmediğimi söyleyince de, bana dönerek: “sen,bir ilki yaşadın, bu ilklerin hayatlarını yazsana” demişti.

Evet çok haklıydı Lale Hanım, ben bir “ilki” yaşıyordum. Türkiye’de mesleklerinde ilk olan pek çok kadın vardı. Bu kişilerle yapmış olduğum sohbetler, onların ortak özelliklerini de bana sunacaktı. Kitap tamamlandığında, oldukça heyecanlıydım. Kitabın ismini : “Cam Tavanı Kıran 100 Türk Kadını” olarak koyduğumda, bu kadar değerli kadını tanıdığım için de kendimi çok şanslı hissediyordum. Listemde kimler yoktu ki; Semiha Berksoy, Macide Tanır, Duygu Asena, Meral Akşener, Rahşan Ecevit, Gülriz Sururi, Yıldız Kenter… Sinemadan, tiyatroya; parlamentodan,iş dünyasına pek çok kişiyi tanımıştım. Bu nedenle de kendimi her zaman çok zengin hissettim çünkü; kadın liderlerin başarılarının arkasındaki sihirli formülü öğrenmiştim.

Şimdi düşünüyorum da, belki de geçmiş dönemlerde 100 Türk kadını ile yapmış olduğum bu çalışma, yıllar boyunca yine hep kadın çalışmaları yapmama neden olmuştu. Bitip tükenmek bilmeyen bir enerji ile de yazılarımda ve araştırmalarımda Türkiye’deki ve ülkedeki “kadın liderleri” anlatmaktan yorulmuyorum.
Bir ”ilk olmak”, nasıl bir duygu acaba? Hele ki, bir kadın olarak bir ilki yaşamak daha büyük bir sorumluluk. Türkiye’de ilk Başbakan’ımız Tansu Çiller seçildiğinde, kayınpederim ile ağladığımızı çok iyi hatırlıyorum. Doğru Yol Partisine oy vermemiştik ama bir kadının Türkiye’de Başbakan seçilmesi o dönem için çok radikal bir değişimdi. Halen Türkiye’de parlamentoda kadın milletvekili sayımızın çok düşük oranlarda olduğu gerçeğine karşın, 1991 yılında Tansu Çiller’in ilk kadın Başbakan ve ilk kadın Dışişleri Bakanı olması müthiş bir reformdu Türkiye için… Bir daha ne yazık ki, bu ivmeyi gösteremedi hiçbir parti. Bu nedenle Süleyman Demirel’in bu radikal tutumunu, her zaman takdir ettim.

Geçtiğimiz seneden bu yana “kadın liderler” üzerine yapmış olduğum çalışmalara yeniden hız verdim. Şu anda dünyada Cumhurbaşkanı ve Başbakan kaç kadın vardır diye bir araştırmaya girdim. İşin gerçeği çok da ümidim yoktu çıkacak olan sayıdan. Ancak öyle bir tablo ile karşılaştım ki, adeta büyük bir heyecana kapıldım. Tam 16 ülkeyi kadın liderlerin yönetmesinin bir tesadüf olmadığına karar verdim. Kadınların siyasette ve yönetimde ne kadar başarılı olabileceklerini keşfeden dünya ülkeleri, artık kapılarını kadınlara da açmışlar. Liste oldukça kabarık, ancak enteresan olan bu 16 ülkenin hepsi gerek dini, gerekse gelişmiş düzeyleri ile farklılık gösteren ülkeler olmaları...

Şili’de yapılan seçimlerde solun adayı “Michelle Bachelet” büyük farkla bir kez daha cumhurbaşkanı seçildi. Bu da Güney Amerika ülkelerinde “kadın lider” eğilimin devamı olarak görülüyor. Fakat dünya geneline bakıldığında artık pek çok kadın lidere rastlamak mümkün. “Kamla Persad-Bissessar”, Mayıs 2010’da yapılan seçimlerde kurduğu koalisyonun ilk kadın Başbakanı oldu. Trinidad ve Tobago’nun ilk kadın başbakanı oldu.
Malavi’de kendisinden önceki Cumhurbaşkanı’nın kalp krizinden ölmesinin ardından Nisan 2012’de “Joyce Banda”, Güney Afrika’daki ilk kadın lider oldu. Banda kadın hakları üzerine çalışmaları ile tanınıyordu. 72 yaşındaki Liberya Cumhurbaşkanı “Ellen Johnson Sirleaf”, 2011 yılında Nobel barış ödülünü paylaşan üç kişiden birisiydi. Ülkesinde 14 yıl süren iç savaşın üstünden iki yıl geçtikten sonra, 2005 yılında Afrika’nın ilk kadın Cumhurbaşkanı oldu. “Şeyh Hasina Vacid”, 2009 yılının ocak ayında Bangladeş’te ikinci kez Başbakan seçildi. 2008 yılının aralık ayında yapılan genel seçimlerde kendisinin merkez-sol partisi Avami Ligi merkez-sağ Bangladeş Milliyetçi partisi karşısında büyük başarı elde etmişti. Güney Kore’nin ilk kadın cumhurbaşkanı “Park Geun-tye”, 2012 yılının Aralık ayında göreve geldi. Tayland’ın eski başbakanı Taksin Şinavatra’nın küçük kardeşi olan şimdiki Başbakan “Yingluk Şinavatra”, aynı zamanda ülkenin ilk kadın başkanıdır.

Danimarka’da 2011 yılının Eylül ayında yapılan seçimlerde kurduğu ittifakın az farkla çoğunluk elde etmesiyle “Hell Thorning-Schmidt” ülkenin ilk kadın Başbakanı; “Dalia Grybauskaite”, Litvanya’da yapılan seçimlerde ezici çoğunlukla seçilen ilk kadın Cumhurbaşkanı; sağduyulu, pragmatik ve alçak gönüllü bir lider görünümünden dolayı Almanya Başbakanı “Angela Merkel” ülkesinde “milletin annesi” adıyla anılıyor. Norveç’in ikinci kadın Başbakanı “Erna Solberg”, bakanlık görevinin yanı sıra kadın bakanları da atadı. Slovenya’da eski başbakan “Janes Jansa”’nın bin yıllık merkez-sağ koalisyonunun 2013 yılının başlarında düşmesinin ardından Başbakanlık koltuğuna “Alenka Bratusek” oturdu.

Arjantin Cumhurbaşkanı “Cristina Fernandez de Kirschner”; Brezilya Cumhurbaşkanı “Dilma Rousseff”; Kosta Rika’nın ilk kadın Cumhurbaşkanı “Laura Chinchilla” ve Jamaika’da “Partia Simpson-Miller” derken yorulmaya başladım.

Garip bir duyguyu içimde hissetmeye başladım. Kimbilir bizim ülkemizde 1991 yılında başlayan Türk siyasetinde kadının yeri, 2014’de tekrardan dirilir mi acaba dedim??!!.. Gelecekte ufukta görülen ilk Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir kadın lideri görmek mümkün olabilir mi diye bir iç geçirdim. Bu kadınların resimlerine baktığımda, hayatlarını incelediğimde hepsinin hoşgörü içinde, bütün insanları kucakladıklarını fark ettim.
Kadın Liderlerin siyasete getirmiş oldukları en önemli zarafetin de bu farklılık olacağına inanıyorum. Sadece kadın Cumhurbaşkanı mı, neden bir ikinci kadın Başbakan olmasın, neden Belediye Başkanlarımız olmasın? Bu farklılığı denemeye değer diye düşünüyorum.
Genel Başkanlar acaba ne derler bu düşüncemize?? Çok geç kalmadan dünyanın pek çok ülkesinde gördüğümüz bu değişim rüzgarının, Türkiye’den de esmesi dileğiyle…

Orjinal : http://www.egedesonsoz.com/yazar/baslik/7260