Ben, Bir KOBİ’yim ve Büyümek İstiyorum?

Bizim üniversitemizde bu sene özellikle Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencilerimize yönelik bir laboratuvarın ilk temellerini attık. “Pazar Araştırması Laboratuvarı” her halde bir öğrencinin dört yıl okuyacağı bir bölüm içinde, kendini geliştirme imkanı sağlayabileceği en aktif uygulamanın yapıldığı bir ortam… Bütün öğrenciler her zaman şikayetçidir eğitim alırlarken, derler ki; teori var ama pratik yok.

 Bizlerde bunları düşünerek, küçük bir başlangıç yapalım dedik çok sevdiğim bir Hocamız ile birlikte.. Küçük bir çekirdek ekip kurduk, her bir sınıfı temsilen öğrencilerini seçtik. İki şirket sahibi ile anlaştık ve onların bağlantıda bulundukların işletmelerin “Pazar Araştırma”larını yapmak üzere kolları sıvadık. Bunun kolay bir yol olmayacağını biliyorduk ama inanıyorduk ki, eğer bunu başarabilirsek, mezun olan öğrencilerimiz bu konuda deneyim ve bilgi sahibi olacaklardı. Tabi ki; “kazan-kazan” ilkesi doğrultusunda. Öğrencimiz kazanacaktı, ama aynı zamanda Manisa Organize Sanayi’de bu konuda destek bekleyen KOBİ’ler içinde önemli bir soruna çözüm bulmuş olacaktık. İşletmeler yurt dışı pazarlara açılmak istiyorlardı, ama bazen dil bilmiyorlardı, bazen prosedür ama en önemlisi bilmedikleri pazarda “gövde gösterisi” yapmaya adaydılar ve kazanmak ve başarmak istiyorlardı.

Bildiğiniz gibi KOBİ yani Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler şu anda hem Manisa hem de İzmir’de bütün Sanayi Organize Bölgeleri’nde faaliyet halindeler. 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net geliri satış hasılatı ya da mali bilançosu 40 milyon lirayı aşmayan bu işletmeler kendilerini geliştirmek, yenilemek istiyorlar. “Devlet Baba”, yıllardır KOBİ’lerin bu ihtiyacını dikkate alarak çeşitli danışmanlıklar ve eğitimler veriyor. KOSGEB bu konuda gerçekten büyük başarılara imza attı. Arzu edilen bir noktaya gelmek kolay değil, ancak önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Her geçen gün KOBİ’ler sanayinin “itici bir gücü”, “lokomotifi” olarak devletin de desteğini alarak yola devam ediyorlar.

Bizim laboratuvarımızda yapmaya çalıştığımız “mentorluk” hizmeti; aslında sorunun çözümüne küçük bir katkı. Belki buna Mentorluk bile demek yanlış. Çünkü; Mentorluk sistemi, işletmelerin kendilerine gelmelerini ve nasıl bir yol alacaklarını gösteren “yol haritasını”nın çizilmesine yardımcı olacak bir anlayış sistemi. Sadece “mentorluk” değil, “koçluk” ismiyle de tanımlanan bu yeni dönüşüm argümanları; çalışanların performanslarını yükseltmek, yöneticilerin liderlik yeteneklerini geliştirmek ve kişisel gelişim sürecini hızlandırmak için kullanılan çok etkili yöntemler… Ancak etkisi o kadar büyük oluyor ki; hem kişisel hem de kurumsal başarının artışında önemli bir rol oynuyor.

Yıllar boyunca yaşamımda beni yönlendirecek, bazen de yolumu bulmamda bana eşlik edecek kişileri aradığımı söylesem yalan olmayacaktır. Bazı sınavlarımdan geçemediğimde, yolumdan vazgeçip başka işler arayışına geçtiğim zamanlarda: “dur Meltem, doğru yol budur diyecek” bir eğitmene, bir Mentora çok ihtiyacım olmuştur. Belki de şu anda öğrencilerime “Kariyer Koçluğu” yapıyor isem, geçmiş yıllarımda yaşamış olduğum gereksiz sıkıntıları onların da yaşamasını istememiş olmamdandır.

Mentorlar genellikle şirketler hakkında sahip oldukları bilgileri kendilerinden sonrakilere aktaran bu ilişkiyi bir günlük, iki günlük değil; tam tersine uzun vadeli ve “eğitim-odaklı” olarak şekillendiren kişilerdir. Mentor ve Mentorluk alan kişi arasındaki ilişki karşılıklı dayanışma ve etkileşime dayanmakta ve bu yönüyle her iki tarafa da fayda sağlamaktadır. Mentorlarının deneyimlerinden yararlanırken daha az hata yapmayı öğrenen ve kurum kültürüne çabuk uyum sağlayan çalışanlar; ne yapmak istediklerine kısa sürede karar verme, istediklerine göre kariyer planlama becerisini kazanmaktadırlar.

Öncelikle çok merak ettim acaba dedim iş dünyasında böyle bir sistem kurulmuş mudur diye?... Kim Mentorluk hizmeti vererek, kendi yağları ile kavrulmaya çalışan KOBİ’lere destek vermektedir? KOBİ’lere yönelik “koçluk” yapan kişilerin olduğunu duyuyordum ama “Mentorluk” olayı çok daha farklı bir oluşumdu. Birbirine benziyor gibi gözükse de, Mentorlar genellikle şirketlerde çalışan kişilerden hatta çalışanın birkaç üstü pozisyonda olanlardan seçiliyordu. Dışarıdan “Mentorluk” desteği alan işletmeler var mıydı? Bunlar piyasada ne kadar etkiliydiler? Sorunlara çözüm bulabilecek alt yapıya sahipler miydi? Yaptığım araştırmalar boşa çıkmadı ve bir anda internetime “İzmir-ABİGEM”’de “mentorEGE:KOBİ’ler için Inovasyon Programı” diye bir yapılanmanın oluşturulmuş olduğunu gördüm. İşletmelerin sorunlarını daha iyi analiz ederek, olası çözüm seçeneklerini ve potansiyel fırsatlarını ortaya çıkarak, işletmenin kendi kurum kültürüne yönelik çözümler sunan bir kurumsal oluşumun, KOBİ’ler için ne büyük avantaj olduğunu düşündüm.

Burada eğitim alan Mentorların, KOBİ’lerin sorunlarına çözüm bulmak için sahaya ineceklerini, ve her zaman yapılan :”…mış gibi” uygulamalardan daha farklı çözümler getirebileceklerine kanaat getirdim. ABİGEM Direktörü Arzu Amirak, 17 Temmuz’a kadar İzmir’de bulunan tüm KOBİ’lerin kendilerine müracaat etmeleri durumunda, tam destek onların sorunlarına çözümler bulacaklarına dair mesajı beni daha da heyecanlandırdı.

“mentorEge” Projesi, TÜBİTAK tarafından seçilen 6 projeden birisi... İzmir ABİGEM- Ege Üniversitesi EBİLTEM- TTO tarafından desteklenen ve KOBİ’lerin Ar-Ge ve İnovasyon kapasitelerini artırarak, yeni ürün geliştirmelerini ve proje kültürünü işletmelere aşılamaya yarayan bu proje; geleceğin Türkiye’si için sağlam temeller yaratmaya çalışan KOBİ’ler için güzel bir fırsat. Sanayiciye, KOBİ’lere “farkındalık yaratmak” adına önemli bir proje… 60 saatlik eğitimden sonra sertifikalarını alan 40 Mentor adayı arasından seçilecek olan 25 Mentor, KOBİ’ler eğer isterse “yenilik düzeyi anketi ile işletmelerinin röntgenini” çekecekler.
Kısacası; Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok, ABİGEM’de size yardımcı olacak başarılı “Mentorlar” sizleri bekliyor çözümler sunabilmek için. Keşke yıllar önce yaşamıma yol veren bir “Mentorum” olsaydı. Boş yere vakit kaybetmezdim koştuğum yolda… Siz, bazen zaman kaybettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?

Orjinal : http://www.egedesonsoz.com/yazar/Ben-bir-KOBI-yim-ve-buyumek-istiyorum/7998/