Gazete Yazıları

Takım Kaptanı Olmak

Bir akademisyen ile iş hayatında yıllarca deneyim kazanmış kişiler arasındaki farkın ne olduğunu öğreneli yaklaşık beş sene oldu. Yıllar boyunca yönetim alanında çalışmış, özellikle “liderlik” konusunda çalışmalar yapmış birisi olarak verdiğim her seminerde, lider pozisyonunda olan kişilerin çok önemli olduğunu vurgular ve başarının büyük bir bölümünün de “lider” kişilerden sorulacağını söylerdim.
Bu konuda ne kadar yanıldığımı anlayıncaya kadar da, bu fikrimi her eğitimlerimde sık sık dile getiriyordum.

Kaplumbağa Terbiyecisi

Genellikle facebook adresimi öğrencilerimle gazete yazılarımı paylaşmak için kullanıyorum. Bazen de bu adresime, yazılarımla ilgili yorumda bulunan kişiler de katılabiliyor. Beni düşündürmesi açısından bu kişilerin yorumlarını ve önerilerini dikkatle okuyorum. Geçtiğimiz günlerde gazeteye yazdığım “Kırık Cam Teorisi” başlıklı yazıma yorumda bulunan Bornova Belediyesi’nden bir okurum, konu ile ilgili düşüncelerini paylaşırken: “..bu bir kısır döngü; siz doğru ve evrensel isteklerde bulunurken, siyasi ideolojileri ne olursa olsun çevremizde bunu istemeyen ve faydacı şekilde yaklaşan o kadar çok kişi var ki” demesi, beni birden bir tablonun önüne götürdü.

Köpek Balığı Sendromu

İnsan yedi yaşındayken ne ise, yetmişinde de aynıdır denir ya, benimki de böyle bir şey işte… Kendimi tanımaya başladığım on sekiz yaşımdan bu yana kendimle “yarış” yaparım. Bitip tükenmez bir enerji ile kendimi geçmeye çalışırım. En güçlü rakibim hep kendim olmuşumdur. Bu düello beni her zaman başarıya götürmüştür. 18 yaşında Karşıya Stadyumu’nda elimde saatim, 100 metreyi kaç saniyede tamamlayacağım diyerek geçen günlerim, şimdi farklı alanlarda “rekabet duygusunun” benim için aslında çok da güzel bir “oyun şekli” olduğunu gösteriyor.

Üniversite'de Reform Yapmak Mümkün Mü ?

Eğer üniversiteler ile ilgili bir yaşamınız yok ise “Bologna Süreci” diye bir sürecin ne olduğu hakkında bilginiz olmayacağını düşünüyorum. Bologna Süreci, Avrupa Yükseköğretim Alanı yaratmayı hedefleyen bir reform süreci… Pek çok uluslararası kuruluşun işbirliği ile 47 üye ülke tarafından oluşturulan ve sürdürülen, alışılmışın dışında bir süreçtir.

Yedi Ölümcül Günah

Bazenyaşamımda doğru gitmeyen olaylar ile karşılaştığımda neden böyle bir ortamda olduğumu bir yandan sorgularken, diğer yandan da acaba insanlık adına bir şeyler yapabilir miyim düşüncesine kapılıyorum. İnsanlığı etkileyecek en güçlü öğenin “din ve inançlarımız” olduğuna inandığım için de, bu “değerlerimizden” güç alabileceğimize inanıyorum. Sakin düşündüğüm zamanda, bunu gerçekleştirmek için de çok da çaba göstermeden sadece hatırlatarak, bir miktar da olsa “yana kayan dünya düzenini” tekrardan yerine oturtmanın zor olmayacağını düşünüyorum.